Corona (Covid - 19) bizi teğet geçer mi? Biz seçilmiş gen miyiz?

Televizyon reklamlarını dizi-film arasında severek izlediğimiz zamanlardı, jenerik müziklerinin nakaratlarını söyler dururduk gün içinde. Reklamlar diğerlerinden “10 kata kadar güçlü” olduğunu iddia ettikleri pilleri ile robotik karakterlere davullar çaldırıp triathlon koşturuyordu. Her robot bir öncekinden agresif ve dev idi fakat bir o kadar da yakışıklıydı! Teknolojinin gelişmesi ile animasyon karakterler hep bir önceki render’dan daha canlı ve güçlü oldu. Koşuyor, zıplıyor, atlıyor, cross fit aletlerini bir yukarı bir aşağı indirip kaldırıyordu. Uzun yolda az, akşam trafiğinde de hiç yakmıyordu. Saat yönünde yaptığı her hareket 10 puanı hak ediyordu. Sürekli bu pili al, pil al, pil aldın mı keywordleri kodlanıyordu bilinçaltımıza. Peki, bu piller bitmiyordu ki neden alıyorduk, sormadık. Pillerin bitmeyeceğini bilmemize rağmen aldık da durduk, E hani bitmez idi bu piller...

Son günlerde bu metafora taban tabana aykırı, aynı dünyada yaşadığımızı hatırladığımız bir gelişme ile sarsılıyoruz, eksiliyoruz.

kopenhag
Fotoğraf: Unsplash

Corona (covid -19) virüsünün 2012 yılında Çin Devletinin; Biyoloji, kimya ve tıp alanında “Bin Yetenek” adlı yarışmasında HIV/CCR5’siz bebek” deneyleri yapılırken yanlışlıkla Wuhan P4 laboratuarından 4km. mesafedeki pazar yerine yayıldığını oradan deniz ürünlerine sonra da çevredeki insanlar ile enfekte olarak kartopu etkisi haline geldiği teorisinin yanında da gündem krizini fırsata çevirerek çevre katli yapan, yapmaya göz yuman yerel yönetimler, 2₺ satış fiyatı olan makarnayı indirimli olarak 15₺ ilan yapıp “patron çıldırdı” temalı banner basan önde gelen e-alışveriş siteleri arada kaynayıp gidiyor...

Gerçekten neler oluyor, dünya nereye gidiyor biz nereye gidiyoruz. Şu ana kadar ki tüm hayallerimiz, planlarımız, heyecanlarımız bir tane ... marka solunum maskesi ile takas edilebilecek durumda. Korku bizi nasıl bir anda çaresiz yapıverdi değil mi? İtalya’daki ölüm oranları gerçekten çok üzücü, sessiz sokaklarda arka arkaya ilerleyen siren bile çalınmayan askeri araçların kayıpları taşıdığı görüntüler içinizi ezmiştir. Hemen hemen bir ay öncesinde Orta Doğu’dan gelen ölüm haberleri de öyle idi. Edirne il sınırından geçerek hayatta kalmaya çalışan insanların deniz botlarını patlatmaya çalışanları da izlerken içiniz paramparça olmuştur eminim! Kıyıya vuran çocuk cesetleri hala hepimizin aklındadır.

kopenhag
Fotoğraf: Unsplash

Şimdi dezenfektansız tuvalete gitmemeye, kağıt bardağı deterjanlı su ile silmeye başladık. Şu an hepimizin içinde bir yerlerde hayatta kalma korkusu büyümeye başlıyor değil mi? Bilindiği üzere genler üzerinde protein sentez deneyleri (1999/2003/2005) ırk seçilimine göre yapılıyor. 1940’lar Dr. Mengele ile başlayan ari ırk sevdası ideal insanı yaratma hevesine her zaman rol model oldu. Dünyanın ilk 11’de forma giyecek takımlarını, 2 büyük devin savaşını ve onların pelerininden dökülen tüyler ile hayatta kalmaya çabalayanları yıllarca hayranlıkla izledik. Dünya üzerinde en çok markası olan devlerin, her reklam afişinde “eğer bunu kullanırsanız piliniz bitmez, hayatta kalırsınız” gibi en iddialı sloganlara sahip markalarının alt metinlerini alıp tişörtlere bastık, giydik ve bunu yine aynı deve ait sm hesaplarında göğsümüzü gere gere paylaştık "like"ları aldık da durduk. Peki, gözümüzden kaçırdığımız şeyler var mı? Pilimiz bitiyor. Artık yürürken bile yavaşlamaya başladık, merdiven çıktıktan sonra bir bardak su ile nefesimizi günceller iken spor salonlarında yoga matlarıyla çekilmiş fotoğraflarımız ile dijital hikayelerimizi süsledik.

Duyarlılığımız ile sm hesaplarında bir post paylaştıktan sonra dünyayı kurtardık mı... Sanmam; Pilimiz bitiyor, dünyanın bili bitiyor artık yavaşlıyoruz, elimiz tutmuyor kolumuz kalkmıyor ve tüketim sevdamız şu an bizi burun kıvırdığımız şeylere yönlendiriyor. TT tweet olmaya çalışan herkes krizi fırsata çevirecek bir proje ile bentley almak üzere, eminim bu süreci de atlatacağız. Sonra eski hayatımıza geri dönerek, reklamları izlemeye devam edeceğiz...

Mona Lisa görseli: pixabay
Emre Ezelli