Sureti Değiştirmek

Her ülkede, her şehirde inşa edildikleri günden başlayarak, güçlü kamusal işlevleriyle, konumlarıyla, mimari nitelikleriyle kent belleğinde yer etmiş yapılar vardır. Bu yapılardan bir kısmı hala özgünlüğünü korurken, bir diğer kısmı ise maalesef niteliksiz yenileme çalışmalarına ve izinsiz müdahalelere maruz kalıyor. “Changing the Face” (Sureti Değiştirmek), uluslararası yarışması, işte bu yapıların kente geri kazandırılması için yalnızca mimarların değil, mühendislerin, sanatçıların ve öğrencilerin çözüm önerilerini paylaşmalarını sağlıyor. Kısaca, 2008’den bu yana, her sene dünyanın farklı bir yerinde, farklı bir yapı için şöyle diyor:

“Change it. Design a new facade. Bring it back to city.”
“Değiştir. Yeni bir cephe tasarla. Şehre kazandır.”

Kent için önem teşkil eden bir yapıya, yalnızca cephe tasarlayarak yapılacak iyileştirme çalışmalarının yüzeysel kalacağı argümanına karşı ise yarışma ekibi, tasarlanacak başarılı bir cephenin yapının eski önemini geri kazandıracağını ve bölgenin kamusal dinamiklerini düzenleyeceğini belirtiyor.

Kim bu ekip?
Yarışmanın ana sponsorluğunu ve koordinatörlüğünü , iletişim, güvenlik, yapı ve daha birçok alanda yaratıcı üretimleri olan Alman menşeli bir bilim şirketi olan Dupont üstleniyor. Her sene farklı mimari kuruluşlarla, yapı sektöründen ya da farklı sektörlerden katılımlarla organizasyonunu güçlendiriyor. Yarışmaya katılım koşullarından biri ise, katılımcıların tasarımlarında en az bir Dupont ürünü kullanmaları.

Changing the Face 2011 - Pushkinsky Sineması, Moskova
Bu sene yarışma, Rus Mimarlar Birliği (The Union of Russian Architects-UAR), DuPont, RIBA, Yapı-Endüstri Merkezi (YEM), Architizer ve Karo Film ortaklığında düzenlendi ve sonuçlandı.

Yarışmanın bu seneki konusu, Moskova'nın kalbinde yer alan ve kentin önemli kültürel anıtlarından olan "Pushkinsky Sinema Salonu" ydu. Önünde uzanan Pushkin meydanı ile kentte kamusal bir etkileşim alan oluşturan sinema salonu, 1961 yılında Uluslararası Moskova Film Festivali'ne ev sahipliği yapmak üzere inşa edilmişti. Maalesef şu sıralar Pushkinksy, yıllardır süren bakımsızlık ve sağlıksız müdahaleler sonucu eski görkemini yitirmiş durumda.

Yarışma kapsamında, 62 ülkeden, 1002 mimar Pushkinsky’e 512 farklı gelecek senaryosu tasarladı. Sergey Skuratov, Igor II’chuk, Aleksey Uchitel, Matthias Hollwich, Marc Kushner, Corrado Tibaldi ve Türkiye’den Kerem Erginoğlu projeleri değerlendirdi. Estetik düşünce ve teknik yeniliklerini başarıyla yansıttıklarını düşündükleri üç projeyi ödüllendirdiler, diğer üçünü ise mansiyona layık buldular.

Birincilik Ödülü

Birincilik ödülü: “Frozen in Time”
Tasarım: I.A. Diaz Parra, C. Kentish, E.Sam Soom (Singapur)
Şair Alexander Pushkin’in “Winter Morning” adlı şiirinden aldıkları ilhamla ekip, ülkede genellikle kenti insanlardan yalıtan “kış”ı, sosyal etkileşimin anahtarı olarak cepheye entegre ediyor. Orijinal cephenin opak yüzeylerine sabitlenen strüktüre yerleştirilen termoplastik polimer kürelerden dış ortama püskürtülen su, kış aylarında donarak cephede sarkıtlar meydana getiriyor, yapı buzdan bir heykele dönüşüyor. Yaz aylarında ise püskürtülen soğuk su , Pushkinsky’i sisle çevreliyor. “Frozen in Time” şiirsel ve yenilikçi konseptinin yanı sıra yapının orjinaline karşı sergilediği saygılı duruşuyla da oldukça başarılı.

İkincilik Ödülü

İkincilik ödülü: “Moving Light Palace”
Tasarım: Adrian Reinboth, Jenny Grossmann, Franziska Böttcher (Almanya)
Moving Light Palace, Pushkinsky’nin inşa edildiği yıllarda Moskova Film Festivali’nin “saray”ı olduğuna vurgu yapıyor, ve yapıya o günkü görkemini kazandırmak için onu, ışık saçan bakır kablolar ile oluşturduğu bir perde ile çevreliyor. İçinde fosfor bulunan bakır kablolar, içinden akım ilerledikçe ışık yayıyor. Bu kablolar giriş merdivenlerine ve hatta meydana ulaşarak sinema salonuna göz alıcı ve hareketli bir form kazandırırken, meydanla etkileşimini de besliyor.

Yeni cephenin insan ile etkileşimi kendini fiziksel seviyede gösteriyor, interaktif kablolar gece insan teması ile ışıltısını kazanıyor. Böylece yapının insan ile yoğun etkileşim gösteren alanları daha göz alıcı hale geliyor. Cephenin çevre ile etkileşimi ise gündüz önem kazanıyor. Bakır kabloları çevreleyen elastik yüzey, gün ışığında ortam görüntüsünü yansıtıyor ve cephe çevre içinde kısmen görünmez oluyor.

Üçüncülük Ödülü

Üçüncülük ödülü: “The Pushkinsky Jewel”
Tasarım: Joseph Sung
“The Pushkinsky Jewel” adından da anlaşılacağı üzere, sinema salonunu camdan bir “mücevher kutusu”na yerleştiriyor. Yeni cephe Pushkinsky’nin taban alanını genişletirken, meydan ile arasına korunaklı bir “şeffaf galeri” alanı oluşturuyor. Böylece sert iklim koşullarında dahi bölge, güçlü bir sosyal çekim alanı olma özelliğini sürdürüyor. Ayrıca Sung, yeni galeri içine yerleşen ve orijinal yapıyı çevreleyen balkonla ziyaretçilere Pushkin meydanını yeni bir perspektiften deneyimleme imkanı sunuyor.

Sergilenmek üzere seçilmiş diğer “Changing the Face 2011” projeleri için:
http://www2.dupont.com/Changing_The_Face/en_GB/

Geçmiş yıllarda yapılan “Changing the Face” yarışmalarını incelemek ve 2012’de yarışmaya katılmak için:
http://www2.dupont.com/Changing_The_Face/tr_TR/indextr.html

KAYNAK:
“Changing the Face 2011” , Yarışma Şartnamesi
http://www.e-architect.co.uk
http://www.architizer.com

Başak Bakkaloğlu
Ekim 2011 - NtsMag