Filozoflara ehemmiyet veren Büyük İskender bir gün Diyojen'in yanına varır ve kendisinden bir isteği var mı diye sorar. Diyojen ise bu büyük hükümdara "Gölge etme başka ihsan istemem" yanıtını verir.

Diyojen'e bu güzel söz için ne kadar teşekkür etsek az, değil mi? Kendisi bize bu sözü hediye etmese, allah korusun, bu sözü kullanmayı gerektiren pek çok durumda kendimizi nasıl ifade edeceğimizi bilemeyecek ve hep eksikliğini hissedecektik.

Türk markaları arasında en iyi logosu olan kimdir diye sorsam o cevapların arasında Ziraat Bankası mutlaka hatırı sayılır miktarda zikredilir. Özellikle günümüzde her şeyi kötü yapmaya yemin etmiş gibi davranan devlet kurumlarımızdan birinin böylesi güzel bir logoya sahip olması gurur verici. Ne varsa eskilerde var diyelim ve şuraya logoyu konduralım.

Gölge etme başka İhsan İstemem

Artık bilmeyen kalmamıştır ama yine de hatırlatalım; T - C ve Z - B harfleri bir başak figürü oluşturacak şekilde tasarlanmış. Böylece o dönem işi tarımsal kalkınmaya katkı sunmak olan ve zaten adına da ziraat denen bir kamu bankası, logosuyla da kendini en güzel şekilde ifade edebilmiş.

Çiftçi tohum alır, traktör alır, eker biçer ve bu çabanın ürüne dönüşmesi için bir süre bekler. Dolayısıyla bankacılık ile çiftçilik arasında birlikte çalışmayı gerektiren bir ilişki vardır. Ürününü satan çiftçi, ürünü üretmesi için gereken kapitali sağlayan bankaya borcunu geri öder. Dolayısıyla çiftçinin ürünü olan başak bankanın da sembolüdür. Herkes o başak tanesi için çalışır.

Tabii, ülkede bugün tarımı bitirdikleri.... yok yok, o konuya girmek niyetinde değilim, ben çiftçinin değil de logonun başına gelenlerle devam edeceğim.

Az çok takip ediyorsanız bilirsiniz, geçenlerde, Ziraat Bankası logosunu değiştirecek diye bir söylenti çıkmış ardından -belki de gelen tepkiler sonrası- bundan vazgeçilmiş ve logonun makyajlanmasıyla yetinilmişti. Burada "makyajlanmayı" gerçek anlamıyla kullandıklarını söyleyebilirim.

Gölge etme başka İhsan İstemem

Başak figürüne et kalınlığı verildi, gölge ışık parıldama derken daha süslü bir hal aldı. Z'nin eşit olan çizgileri beğenilmemiş olsa gerek ki ortadaki çizgi küçüldü, keskin dönüşler yumuşatıldı. Nihayetinde "madem bu yola girdik neyi değiştirebiliyorsak değiştirelim bari" denmiş gibi logo anlamsız bir şekilde elden geçirildi. Eskilerin tabiriyle "bevel embos"u yedi.

Halbuki, daha en başta bu öneriyi getiren kişiye Diyojen sakinliğinde, "gölge etme başka ihsan istemem" diyebilecek iradede biri bu işlerin başında olsa bugün bunları hiç konuşmak zorunda kalmayacaktık. Önce Diyojen'e sonra o omurgalı duruşu sergileyen kişiye teşekkür edecek hayatımıza devam edecektik.

Biri çıkıp, "La bu bevel embos size netti gardaşım?" diyebilir. Açıklamaya çalışayım; Z'nin orta çizgisi gölge sebebiyle harfin gövdesinden ayrılmış. Çizgili Z çok alışık olduğumuz ve günümüzde pek de kullandığımız bir Z şekli değil. Bir de gölgeyle dışa doğru itilince harften tamamen kopmuş. Yine aynı şekilde B'nin sırtındaki ince kısım da gölge ile arkada kaldığı için B'den ziyade ters bir E'ye veya 3 rakamına bakıyormuşsunuz hissi yaratıyor. Yani, makyajlı amblem aslında okunabilirliğini hala eski haline borçlu. Artık, neye baktığımızı o kadar iyi biliyoruz ki, bunu ne kadar bozsanız da şekli görebiliyoruz.

Amblemi bozarken hiç değilse Ziraat Bankası yazısını hakkıyla değiştirmiş olsalardı belki yine küçük bir teselli bulacaktık ama yok. O da olmadı. Onu da bize çok gördüler. Amblemdeki tüm keskin kenarları yuvarlarken yazıda en keskin kenarlısından bir "type" kullanmayı tercih ettiler, üstüne üstlük bir de "Ziraat" kısmını kalın "Bankası" kısmını ince yazdılar. Peki ama neden? Ziraat hususunu artık bu denli terketmiş bir bankanın bunu yapması bir parça bizlerle alay etmek gibi gelmiyor mu size de?

Bütün bu garipliklerden sonra (veya aynı dönem şu an çok net hatırlamıyorum tarihleri) daha da garip bir şey oldu. Sanki, güzel bir şeyden hıncımızı yeterince alamadık, daha nasıl çirkinleştirebiliriz meseleyi der gibi hareket eden devlet büyüklerimiz Ziraat Bankası'na bir kardeş yapmaya karar verdiler. Dolayısıyla Ziraat Bankası logosuna da bir kardeş yapmak gerekti.

Gölge etme başka İhsan İstemem

Tepedeki TC'yi kaldır, K'yı şöyle çekiştir, böyle çekiştir başağa benzetmeye çalış ama başaktan ve K'dan başka her şeye (Sezen Aksu'nun dudaklarına) benzesin, olmadı sanki ama ya, amaaan boş ver olduğu kadar.. Benziyor mu? Benziyor. Bakan bey de beğendi.

Ziraat Bankası logosundaki ZB ile oluşturulmuş başak amblemini Ziraat Katılım için ZK ile yeniden yapmaya çalışmaktaki zavallı çaba ile faiz ve benzeri bankacılık enstrümanlarının katılım bankacılığına uyarlanmasındaki beyhude çabanın ve ortaya çıkan sonuçların ne kadar benzer olduğunun farkında mısınız?

O halde gelsin heştek #faizcaizmidir?

- Bilmeyenler için hap bilgi: Katılım bankacılığı islami usüllere uygun bankacılık manasına geliyor.
- Ziraat Bankası logosunu tasarlayan ve bize böyle değerli bir mirası bırakan kıymetli Ayhan Akalp'i de anmadan bitirmiş olmayalım.